31 Aralık 2007

Çiçek Cips

Lazanya paketindeki, döşesen lazanya çıkmaz sayıdaki lazanya yapraklarını haşladıktan sonra, minik çiçek kalıplarımla şekillendirip tam da Miss Çilek'in anlattığı gibi mısır unu+tuz (ben baharat kullanmadım) karışımına bulayıp bir güzel kızarttım. Paşam için çok sağlıklı atıştırmalık oldular. Velakin dişinin kovuğuna da yetmediler :))
Çiçek cips vesilesi ile herkese çiççek gibi bir yıl dilerim :))

28 Aralık 2007

Haşhaşlı Limonlu Kek

Haşhaşlı kek bende bağımlılık yaptı. Özellikle limonlusunu arar oldu damağım :)) Şöyle malzemesi kolay, bereketli, buram buram limon kokulu, bol haşhaş tohumlu bir deneme yapayım dedim.
Tarif aşağıda. Haşhaş tohumu ve limon kabuğu rendesini damağınıza göre azaltabilirsiniz. Ben abarttım miktarlarını. Velakin der ki tadan arkadaşım "Tarifini internetten verebilirsin ama tadını asla" :))
Malzemeler:
250 gr Yumuşamış margarin
4 Yumurta
1,5 Su bardağı şeker
1 Paket vanilya
1 Çorba kaşığı Limon suyu
2 Büyük limon kabuğu rendesi
1 Su bardağı Un
1 Su Bardağı Patates nişastası
1 Paket kabartma tozu
4 Tepeleme yemek kaşığı haşhaş tohumu
Hazırlanışı: Margarin ve toz şeker, vanilya krema kıvamına gelene dek mikserle çırpılır. Yumurtalar teker teker eklenerek karışana kadar çırpılır. Limon suyu, limon kabuğu rendesi eklendikten sonra yine karışana kadar çırpılır. Başka bir kapta elenerek hazır edilmiş un+patates nişastası+kabartma tozu karışımı, ardından haşhaş tohumu da eklenerek tahta kaşıkla karıştırılır. 180 Derecede kürdan testini geçene dek pişirilir. Afiyet olsun :))

27 Aralık 2007

Baklava Börek

Evcilik Lezzetlerin annesinden nefis mi nefis, pratik mi pratik bir börek tarifi :))
Aslında miktar ve reçetesi öyle uzun uzadıya değil. Patates, soğan ve sucuk parçacıklarıyla hazırlanmış börek harcı, hazır baklava hamuru yapraklarından kısa kenara serilip sarılıyor. Bir fırın tepsisine dizilip üstüne eritilmiş tereyağı gezdiriliyor. Susam, çörekotu serpiştirilip fırınlanıyor. Üstü kızarana kadar pişirilip afiyetle yeniyor. Öyle ki bayram ikramında baklavadan daha çok rağbet görüp kısa sürede tükeniyor :))
Benim tuzlum biraz zayıftır. İstikamette tuzlu varsa hep en kestirm yola saparım. Bu anlamda bu baklavalık hamur yaprakları, mutfağımda milföyün tahtına adaylar ;))

26 Aralık 2007

Nergis

Hava soğuk
Mevsim kış
Ne getirebilir ki baharı
Masada bir demet nergis :))

25 Aralık 2007

En Tatlı Hediyeler / Chocolate Chip Cookies

Düşünün ki yepyeni bir yıla girerken, gözlerde gülücükle başlayıp, mideye, oradan da muzur şeker molekülleriyle kalbe ulaşacak, içleri ısıtacak, tatlı mı tatlı hediyeler vermek istiyorsunuz dostlarınıza...
Alternatifler için harika bir etkinliğimiz var. Sevgili Burçin'in sayfasını ziyaret ederek birbirinden özenli ve lezzetli "En Tatlı Hediyeler"i görmeniz mümkün.
Bu güzel etkinliğe "En Tatlı Kurabiyeler" kulvarından "Chocolate Chip Cookies" tarifimle katılıyorum. Ben cookieslerimi Migroslarda görüp, adetlerce aldığım kahve kutularıyla hediye edeceğim :))
Malzemeler:
125 Gr Tereyağ (Yarım paket)
1,5 Su bardağı esmer şeker
1 Paket Vanilya
2 Yumurta (Küçük)
2,5 Su bardağı Un
1 Paket kabartma tozu
1 Çay kaşığı tuz
3 Tatlı kaşığı toz haline getirilmiş neskafe
1 Su bardağı Damla çikolata
1/2 Su bardağı Fındık içi (öğütülmüş)
Hazırlanışı: Yumuşamış tereyağı, esmer şeker ve vanilya karışacak kadar mikserle çırpılır. Yumurtalar eklenerek yine karışacak kadar çırpılır. Un+kabartma tozu+tuz karışımı da eklenerek yine karışacak kadar çırpılır. (En az "Alabildiği-Kadar-Un" terimi kadar politik oldu bu "Karışacak-Kadar-Çırpma" terimi de :))
Ardından damla çikolata, neskafe ve fındık içi eklenerek tahta kaşıkla harmanlanır. Fırında yayılmaya meyilli, ele yapışan kurabiye hamuru küçük parçalar halinde fırın tepsisine dizilir. 150 Derece önceden ısıtılmış fırında 15 dakika kadar pişirilir. Tercihen sıcacık kahve yanında afiyetle yenir ;))
Adettendir. Bu güzel etkinlik için ev sahibimiz Felan Filan'a çok teşekkür ederiz denir. Var evet benim de bu tarz bir kapanış cümlem var. İzninizle....
Hayranım sana Burçiiiiiiiiiiiinnn :))))


24 Aralık 2007

Lazanya

İtalyano, lazalyano, bezzelyano...
Velhasıl Şu Garfield ağzının tadını biliyor ;))
*6 adet lazanya, 3 yemek kaşığı sıvıyağ ve tuz eklenmiş 2 lt suda 15 dakika yüksek ısıda tencere kapağı açık pişirilir.
*2 Yemek kaşığı margarin+2 Orta bay doğranmış soğan+ 300gr kıyma + 1 Su bardağı haşlanmış bezelye ile harcı hazırlanır.
*2 Yemek kaşığı margarin+ 2,5 yemek kaşığı un + 2,5 su bardağı süt formülüyle de başemel sos hazırlanır.
*200 gr kadar kaşar peyniri rendelenir.
Tüm bunları hazırladı iseniz lazanyanızı fırında bilebilirsiniz.
Şimdi dikdörtgen borcama iki yaprak yanyana bir sıra lazanya sonra bezelyeli harç, sonra başamel sos, sonra kaşar peyniri rendesi sıralaması ile dizme işlemine geçilir. En üst kata sadece başamel sos ve kaşar peyniri rendesi gelecek şekilde lazanya sonlandırılır. (Bir kaç gün buzdolabında bu şekilde bekletip servis önce de fırınlayabilirsiniz.) Servis zamanı 180 derecede kaşarlar eriyip renk değiştirene kadar fırınlanır.
Afiyetle yenir....

30 Kasım 2007

Zeytinli & Vişneli Kekler

Bir şehri güzel yapan o şehrin insanlarıdır derler. İşte öyle güzel arkadaşlarla paylaşılan bir kahvaltı için hazırladım bu kekleri :))
Yukarıdaki Ufuk Mutfakta'nın Yeşil Zeytinli Kek'i
Aşağıdaki ise Pastacı'nın Vişneli&Çikolatalı Keki.
Mideler bu harika iki tarifle şenlendi. Hala yapmayanlara ısrarla önerilir ;))

24 Kasım 2007

Kepek Ekmeği

Ekmek yapmanın rahatlacı etkisinin vazgeçilmez çekimi ile oluşuvermiş bir ekmek daha...
Malzemeler ve Kısa metrajlı hazırlama serüveni:
3 Su bardağı Kepekli Un
1 Su bardağı Un
1 Paket instant maya
Bir çimdik toz şeker
Yeteri kadar tuz
Unlu karışım bir kapta harmanlanarak 2 Su bardağı ılık süt ile yoğurulur.
Bir saat kadar sıkıca giydirilerek sıcak ortamda dinlendirilir. Mayalanan hamurumuz çok az yağlanmış unlanmış baton kek kalıbına alınır. Ekmek üstü yumurta sarısı sürülerek arzuya göre keten tohumu, haşhaş, ayçekirdeği içi gibi malzemelerle süslenir. 200 derecede 30/35 dakika pişirilir.
Yirmi yumurta çırpmalık stres potansiyeline sahip bir dimağla yapılır, koklanır, afiyetle yenir...

19 Kasım 2007

Kış Dondurması

Ayva çiçek açmış, olmuş, tezgahlara çıkmış velakin yaz mı gelecek te Kunter dondurma yiyecek. Nasıl da çekmekte canı. Hanımişin fikrini kapmalı Pastacının nefis muzlu cupcakesinden yapmışken bir kaç tane külahlarda pişirmeli, bir güzel kremalayıp süslemeli ;))
Not: Uzun uzun blogları turlamayı, rengarenk postlarınıza yorumlar bırakmayı, yepyeni tarifler ve arkadaşlar keşfetmeyi çokkk özledim. Telekom grevini birr bıraksın ahh bir serileşsin işleri....

12 Kasım 2007

Nar Reçeli&Ayva Marmelatı


Sona kalan kış hazırlıklarım sonbahar meyveleri ile tadlandı. Ayva marmelatı kayınvalidemin tarifi ve kendisi hazırladı. Resimdeki karanfil taneciği dekoratif kaygılarla o anda ekleniverdi. Marmelata rengini veren asıl ayva çekirdekleri...
Nar reçeli ise Dr.Oetker'den ;))
Ayva Marmelatı : 2 Kg ayva soyulup rendelenir, çekirdekleri de eklenir. Rende ayva hacmi kadar şeker ilavesi ve 1 çay bardağı su ilavesi ile düdüklü tencerede kaynadıktan sonra 10 dk kısık ateşte pişirilir. Hazırlanış kolaylığıyla lezzet ters orantılı ;))
Nar Reçeli: Ölçek doğaçlama gelişti. 4 Su bardağı ayıklanmış nar tanesi ve 1/4 çay bardağı su tencereye alınır. Başka bir kapta 2,5 su bardağı şeker(-den 2 yemek kaşığı eksik şeker) ve 1/2 paket Dr.Oetker Reçelyap karıştırılır. Tenceredeki nara eklenerek yüksek ateşte karıştırılarak pişirilir. Yanlardan kaynamaya başladığında 2 dk daha kaynatılır. Ayırdığımız 2 yemek kaşığı şeker eklenerek 3 dk daha yüksek ateşte kaynatılır. Ocaktan alınıp 5/10 dakika arada karıştırılır. Cam kavanozlara alınıp kavanoz ters çevirilir. Meyvelerin homojen dağılımı için yarım saat ara ile kavanozlar ters çevirilerek soğutulur.
Afiyet, bal, şeker, reçel olsun :)))

07 Kasım 2007

Baklava

Kafada tilki ciheti taşımayan kırka yakın fikir dolaşmaktadır...
Doğalgaz bağlanacak ta görebilecek miyim acaba?
Salon masasındaki koca çiziğin telafisi mümkün müdür?
Bu ocak niye gaz kokusu yayar ki?
O tek koltuk oraya olmadı ki.
Mermerit kesilirken oluşan toz bulutu gerçek miydi halüsinasyon muydu?
Halüsinasyonsa duvardan fırçayla süpürdüğüm toz kümesi ve dolap içlerindeki bilumum mutfak eşyasına bu toz nereden geldi?
Kalorifer peteği üstünde kurutulamayan çamaşırlar 1000 devir kurutmalı yıkamanın ardından kaç günde kurur?
Bin devir kurutmada çamaşır makinem uçar mı?
Piknik tüpü çekirdek bir aileyi kaç çeşit yemekle doyurabilir ki.
Vestiyersiz kaç ay ayakkabılar gardrop altı rafta kalabilir?
Kahvaltının ardından çorbadan başlansa öğle yemeğine üç çeşit yetiştirmek için soğan ne kadar kavrulmalıdır?
İlaç ödeme tebliğini nereye koydumdu ben?
Şu fırını kurmaya servis dediği günün ertesi gününde geldi ise, ocağın gazını ayarlamak için kaç saatte gelir.
A bankasının ekspertizi X rakamını verdi ise, B bankasının eder tuttuğu Y rakamı işimizi görür mü?
Kunter karanlıkta kreşten çıkmaya ne zaman alışır acaba?
Oldu o koltuk oraya ya.
Bu çocuğun eşref saati hiç mi gelmeyecek?
Yeni alınan wc kağıdı asıcı niye düşüp durur ki.
Haftada dört gün patlıcan yemeye metabolizmam ne der acaba?
A benim bir blogum vardı demiiiiiiii???
Evet evet bir blogum var benim :)))
Kırk satır mı kırk katır mı, tilki mi kırk olan, kırkım çıkınca Samsun'umda herşey düzene girmiş olur mu?
Yakınlarda internet kafe var mıııııı???????
Hiyuhuhu kırk kat baklavamı da açmışım ki çıkayım ben huzura :))
Hamuru:
2 Yumurta
3/4 Su bardağı yoğurt
3/4 Su bardağı sıvıyağ
1 Yemek kaşığı sirke
1/2 Paket kabartma tozu
Yumuşak kıvam alabildiği kadar un
Oluşan hamur kırk küçük parçaya ayrılıp. Bu küçük parçalar teker teker bol mısır nişastası katkısıyla çay tabağı büyüklüğünde açılır. Açılan bu mini hamurlar onlu gruplar halinde istiflenir.
Sonra oluşan dört tane hamur grubu merdane yardımı ile tepsi büyüklüğünde üstüste açılır. Hafif yağlanmış nispeten küçük sayıolabilecek fırın tepsisine aralarına ince ceviz serpiştirilerek dizilir. Kesilir. 150 Gr kadar margarin ve tereyağ karışımı tavada eritilip dökülür. 160/170 derecede üstü narrr gibi kızarana kadar pişirilir
Şerbeti:
3,5 Su bardağı Şeker
3,5 Su bardağı su
Kaynayınca yarım limon suyu eklenir
Baklava ve şerbet her ikisi de soğukken dökülür.

21 Ekim 2007

Minik Eller Mutfakta; Dev Ev Kanepe

Merhaba, ben Kunter. Annem onyüzbinmilyonkezinci ev, dolap düzenleme işiyle meşgul olduğundan Evcilik Lezzetler'in klavyesi bana kaldı.
Selen Ablamın düzenlediği Minik Eller Mutfakta için annemle birlikte ben de "Dev Ev Kanepe" hazırladım. (Yeni taşındık ya evimize ;)))
Annemle bizim en zevk aldığımız oyunlar mutfakta yaşanıyor. Aslında ben beraber arabacılık oynamayı da çok seviyorum. Ama annem arabacılıktan pek çabuk sıkılıyor. Mutfakta hiç sıkılmıyor bu annecik :))
Dev Ev Kanepemizi hazırlarken ekmeğimizi ev kurabiye kalıbımızla kestik, çatımız kaşar peynirinden, kapımız salamdan, pencerelerimiz domatesten yapıldı. Aydedemizin gözleri, ağzı beni pek yordu. O işi anneme bıraktım.
Fotoğraflamanın ardından yemeye de kapıdan başladım :))

15 Ekim 2007

Hoşçakal Tokat'cım...

Bugün Tokat'ta son günüm. Bana kattıklarıyla bu huzur dolu şehri özleyeceğim. Şehirden öte insan kimliğinle sık sık anacağım seni Tokat'cım. Hoşçakal...
Not: Yolladığınız şans melekleri hep geldiler ve işlerimde bana yardım ettiler :)) Güzel dileklerinize, yorumlarınıza teşekkür ederim. Yerleşmenin ardından görüşmek dileğiyle...

08 Ekim 2007

Bir Veda Sofrası...

Merhabalar :)) Taşınma münasebetiyle verdiğim uzuuun araya, bu güzel sofrayla kısa bir mola veriyorum. Bu güzel iftar sofrasındaki her detayı resmedememişim maalesef. Oysa neler vardı neler. Kremalı mantar çorba, kabaklı, meksika fasulyeli ve çeşit çeşit salatalar, iftariyelikler, elma şekilli tabakta elma kompostosu, ana yemek, pilav....
Sosyete mantısı...

Tatlılarda Güllaç, cevizli fıstıklı baklavalar... Bu güzel sofrayı hazırlayan Deniz'e bir kez daha teşekkürler :))

Benden notlar: Toparlanma işinin ardından taşınma işlemi bayram münasebetiyle sonraya kaldı.
Zor muymuş bu işler?? Evet zormuş. Hatta insana şarkı türkü bile söyletir miymiş? Evet söyletirmiş :))
Bayram gelmiş neyime
Blogerim blogerim garibem
Göç toplanır evimde
Blogerim blogerim garibem...

28 Eylül 2007

Taşınıyorum...

Hayat beni tek bir kentin dışına hiç çıkarmaz derken, bir kez daha şehir değişikliği yapıyorum.

Bir süre yeni pastalarımı, yorumlarımı göremezseniz merak etmeyin. Eskiyecek şehrimden toparlanıp, yeni şehrimde yeni düzen kurma telaşesinde olacağım.
Bana şans dileyin...
Sevgiler...
Geçse de yolumuz bozkırlardan denizlere; Samsun'a çıkar sokaklar :)))

Kunter 5 Yaşında :))

Bir küçücük Kunter'cik varmış
Evimizde ko-ko-koşar oynarmış
Annesi onu çooook severmiş
Babası onu çok çok severmiş
Sen benim ca-ca-canımsın dermiş
Sen benim ca-ca-canımsın dermiş :)))
Açıklayıcı Notlar: Pandispanya Pastacı'dan, ara krema Çikolatalı Crem Ole, ek olarak bol muz parçacığı, dış ön kaplama 3/4 su bardağı sütle hazırlanmış 1 paket kremşanti, dış şeker hamuru Yüksel Ticaret (Bulunduğunuz yere kargo ile siparişinizi hemen ulaştırıyorlar ;) 0 212 519 96 73 Yüksel Cebeci), Tamir setimizin her bir parçası da çikolatala kalbımızda şekillendirilmiştir. Çikolata kalıbı çalışır Burcu övünürdür bir nevi :)))

26 Eylül 2007

25 Eylül 2007

Karamelize Muzlu Puding

İçi boşaltılmış ambalaj kağıdı?? Durun! Atmayın!! Belki ambalaj malzemesi olmaktan öte bir misyonu vardır? Belki de bu kağıt parçası basit bir hazır karışımı ziyafete dönüştürebilecek mevcudiyetin temelleriyle üretilmiştir?
Evet bu taşın altında da Dr.Oetker var :))
Bir adet muzu ince ince dilimledikten sonra 1 çay bardağı toz şekeri tavada karamelize ediyoruz. Muz dilimlerini karamelize şekere ekleyip bir kaç kez karıştırdıktan sonra ocaktan alıyoruz. 5 Adet mini puding kasesine paylaştırıyoruz. Muzlu pudingi tarifinde yazıldığı üzere 3,5 su bardağı süt ile pişirip kaselere, karamelize muzların üzerine döküyoruz. Takribi 5 saat kadar sonra ters çevirip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun :))

Şaşkınlar 2

Aaa Şaşkınlar gelmiş :)) Ne iyi ettiniz de geldiniz. Kunter'in de karnı ağrıyordu. Tek lokma da yiyesi yok. Eh şu haliyle de patates haşlama yemesi çok iyi olacak. Buyrun, buyrun, buyrun....

24 Eylül 2007

Pembeli Pasta

Çok zor günlerdi çokk!
Kurabiyeler yaptım, ha bugün ha yarın makinem gelir de paylaşırım diye.
Pastalar yaptım, belki bir dilim görüntülemeye yetişir diye.
Kendi kendime şarkılar mırıldandım;
"Makinesiz kalsam, ofline olsam yine de oynar mısın benimle?" diye.
Sonunda Hepsiburadacom'u lanetleyip! İlk karşıma çıkan fotoğraf makinesine talip oldum!!
Sonra da makinesiz günlerimde yapıp bir kenara koyduğum, adetini üç diye hatırladığım, ve fakat sadece bir tanesini yenmemiş bulabildiğim beze diskimi pastalaştırdım. İki kat kakaolu pandispanya ve tam orta katta beze diski, tüm katlar ve dış sıva kremşanti ;))

Beze disklerini 1 yumurta akı+ 1 fincan pudra şekeri + 2/3 damla limon suyu formülasyonuyla hazırlayıp, tam da Bizim Pastane'nin anlattığı gibi yağlı kağıtlara sıkıp, pişirdim. Kakaolu pandispanyayı beze boyutunda küçülttüğüm için tam ölçeğini veremiyorum. Kremşanti zamanla beze diskini yumuşatmış, beze ile bütünleşmiş ve büyülü bir lezzet dengesi oluşturmuştu.
Pembeli kremşantimi tarifindeki koyu kıvam ölçeğiyle hazırlayıp gıda boyası ile renklendirdikten sonra daaaaaaaaa
Sepet krema sıkmacılık oynadım :))))

05 Eylül 2007

Tokat Kebabı

Bu kebabın hakkı bu fotoğraf mı? Değil! Malum makine gitti arşivdeki verilere kaldı anlatımlarım. Fotoğraf çekimi çekirdek ailecek gidilen bir tesisten tek porsiyonluk pozumuz. Çoklu, kilo işi siparişlerde çok şık sunumlarla sık sık evime geldi bu lezzet. Hatta birinde ilk kez konuğum olan arkadaşlara "Aaaa yemeye başladınız mı? Ama ben fotoğraf çekecektim :( " demişliğim bile var. Blogculuk hali işte :))
Tokat'a yerleşmeden önce de Amasya'da yediğim bir kebap çeşdiydi aslında. Amasya'da yenecekse Ali Kaya'da yemekte fayda var ;) Malum "Amasya'nın sağı kaya solu kaya ortasında Ali Kaya" :))
Bu patlıcanı soymalı, tadına doymalı lezzeti yemek bir çırpıda mümkün değil. O kadar efor sarfedip patlıcanları, domatesleri, sarmısakları kabuklarından ayırırken nedense hep doymamışım gibi gelirdi. Geçen zamanla çatal bıçakla ustaca ve keyifle yer oldum.
En tadında patlıcanlar Temmuz sonu ve Ağustos boyunca kebapta yer buluyor. Hatta bu zaman dilimi Tokat Kebabının zamanı olarak nitelendiriliyor. Patlıcan iri iri dilimleniyor, kuyruk yağı basılıyor patlıcana, sonra bir parça som et sonra patates.... Domatesi, sarmısağı, biberi diziliyor şişlere, dikey olarak Tokat Kebabı Ocağında demlene demlene lezzet buluyor. Mükellef bir ikram oluyor.Kuyruk yağı deyince "ıyğh" diyenlerdenseniz ben de öyleydim. Eskiden ;)
Kebabı şehr-i Tokat'ımda yapan pek çok yer var. Küçük esnaf lokantaları, lüks restoranlar, açık alan tesisler... Biz geldiğimizden beri "Yeşil Vadi" ye takılıyoruz. Açık alan, siz keyif yaparken çocukların da severek vakit geçirdikleri bir mekan. Şimdilerde "Seferoğulları" adında yeni bir tesis açılmış ki açan kişilerin soyisminden dolayı bu ismi almış. Daha önce de bahsetmiştim Tokat fıkra gibi bir memleket :)) İlerde "Tellioğulları" tesisi açılacak mı bakalım :))

02 Eylül 2007

Kevgir 2. Sayıda...

Kevgir'in 2. sayısı için misafir blogcu olarak iki tarif te ben hazırladım. Duramadım bir de kekin öyküsünü kendimce anlattım :))
"Üzümlü Mısırunlu Kek" tarifine Kevgir'in "Çay Saati Önerileri" bölümünden, "Kaşarlı Muffin" tarifinine ise "Çeşit Çeşit Muffin" bölümünden ulaşabilirsiniz :))

Kekin Öyküsü
Kekin öyküsü yumurtayı kırmakla başlarmış. Tuzlu çeşitlemeleri hep gölgede kalmış, yumurtayla şeker çırpılmış. Süt yada yoğurt eklenmiş, katı yada sıvı yağla karıştırılmış.Un elenmiş, kabartma tozu yada karbonatla buluşmuş. Karışımda harmanlanmış.Çikolatayla , meyveyle, yemişlerle lezzet katmerlenmiş. Mümkünse fırın önceden ısıtılmış, ayarlanabiliyorsa 180 derecede çiğliğinden kurtulmuş. Kendi kabardıkça kokusuyla iştahları da kabartmış.
Bir çoğumuzun da mutfak maceraları kek yapımıyla başlar. Acemi işi o kek muhakkak çok kabarır ve her derde devadır. Söylendiğine göre; yiyen büyüklerin baş, diş ağrılarına iyi gelir.
Kimilerinde kek kendine ölçek bulamaz.Evdeki yumurta ve erzak miktarına göre göz kararı yapıverilir. “Hayriye çayı koy geliyorum” diyene “Gel, gel pek özledimdi. Dur ben de bir kek çırpıvereyim çayın yanına sen gelene kadar” demek adettendir.
Zaman değiştikçe tarifler gezmelerde peçetelerden kıymetli defterlere taşınır olmuş. Eskinin ocakta pişirilen kek kazanlarının yerini önce davul fırınlar sonra ayar ayar fanlı fırınlar almış. Kalıplar da almış nasibini bu değişimden. Fırının tepsisi, borcamlar derken kelepçeli yada şekilli kek kalıplarına dönüşmüş. Başlarda çırpma işlemini çatal üstlenirken sonra çırpma teli derken, görevi mikserler devralmış.
Her daim çırpılmış, çırpılmış karıştırılmış ve erkek kadın demeden yapmakta ve yemekte büyük keyif alınmış. Kek muffin olmuş tekilleşmiş, cupcake olmuş süslenmiş. Lezzetler; Tv, gazeteler, takvim arkaları, kitaplar, internet derken gelişmiş. Velhasıl zaman geçmiş “Kek” hep varolmuş. Okuldan gelince sütün yanında, beş çayında her daim hükmünü sürmüş.

31 Ağustos 2007

Gönül Dostu

Gün; Gönül Dostları'nın günü. Buyrun gönül resitalimize...
Etkinlik o tadı-telaşı unutulmuş çekiliş heyecanı ile başladı. "Acaba bana kim çıkacak?", "Ben kime çıktım ki acaba?"ların ardından ilk bilinmeyen çözüldü ve ben hediye yollayacağım kişiyi öğrendim. Bir Annenin Günlüğü blogunun yazarı Nurgül Hanım :))
Paketi hazırlamak çok keyifliydi.Yarım kan Tokat'lı çoook uzaklardaki bir dosta Tokat'tan Gönül'den cicilerimi yolladıktan kısa bir süre sonra da kargocu güvercinleri bana kocaman bir paket getirdi :))
Benim kadim Oğlak Dostum Eda meğer Gönül de Dostummuş :)) Kargo elemanıyla oluşan anlık sahne şu;
- Kaşeniz varsa alabilir miyim?
-:))))))
-İmza alsam???
-:))))))
Bu ağız-kulak durumu bir süre böyle devam etti :))
Efenim geçelim cicilerimeeee;
El yazısı not başkaca bir değerli olduğu için ilk resimde yer almaya hak kazandı.
İkinci resimde elmalı armutlu cici tabaklarım neşeli ve çocuksu oğlak kadınına atfen...

Amerikan Servis ile mavi ying-yang tabaklarım uyumlu ve düzenli Oğlak kadınına atfen...

Cadı kek kalıbımsa esprili kişiliğime ve Oyalama Kağıdındaki Pişir'lerime atfen zevkli, ince ve düşünceli Gönül Dostum tarafından gönderildi...


Son resimse solonun ardından koro halinde cicilerim... Teşekkürler Eda tüm cicilerim çok kıymetli, severek kullanacağım ve gözüm gibi bakacağım :)))

Bu güzel etkinliği düzenleyip, hayatlarımıza bu farklı rengi katan Sevgili Sevda'ya teşekkürlerimle...
Tüm gönülden dostlarıma sevgiler....

17 Ağustos 2007

Oyalama Kağıdında...

Oyalama kağıdı'nda taze yazı; Winnie The Pooh ...

06 Ağustos 2007

Çikolatalı Sufle

Suğğfle sufle suğğfle sufle suğğfle heyya heyya :))
Bulamam sanıyordum sufle kalıplarından meğer aldanmışım. Öğle arası kalıpları bulmamın ardından mesai sonrasında, Devletşah'tan tarifi kapıp, çoluğun çocuğun karnını doyurup, (Çocuk:Kunter, Çoluk:Eşim) Çoluğu yumurta almak için bakkala yollayıp, sonrasında"Hadi hadi parka gidin size sürpriz yapıcam ben" diye yolcu edip, bir solukta verdim sufleleri fırına. (Çatlamasınlar diye de su dolu kapta pişirdim ;)) Bekledim kabarmalarını, baktım süre doldu halen düşlerimdeki kadar kabarmadılar aman dedim bakkal yumurtası bu kadar kabarır çıkarıverdim fırından :)) Çolukla çocuk parktan dönmeden sıcağı sıcağına, bu sıcakta, bu sıcacık, sünger-kekimsi-kremamsı çikolata rüyasını paylaşayım istedim.
Bir kez daha...
Suğğfle sufle suğğfle sufle suğğfle heyya heyya :)))

29 Temmuz 2007

Sosisli Kiş

Pazar kahvaltısına kiş yapayım dedim. "Nerede görmüştüm ben bu sosisli kişleri? Ah nerede? Vah nerede? Keşke bir print alaydım. Kaynağını da not edeyim." derken Hah dedim Şebnem! Heyhat o da beni Zuhal Yalçın' a yönlendirdi. Ordan da tarifin asıl kaynağına Pastacı'ya uzandım:))
İç malzeme olarak bir miktar kaşar ve sosisi rendeleyip, krem peynir ve sütle karıştırdım. Hamurcuklarla süsleyerek pişirip gurula sundum :))

27 Temmuz 2007

Çikolatalı Tartolet

Hava sıcakk, fırın sıcakk!! Bir de iyi tarafından bakalım yağ, yumurta çok çabuk oda ısısına düşüyor ;))
Bu nefis tartöletlerin hamurunu;
2 Su bardağı un
2 Yemek kaşığı pudra şekeri
125 gr Tereyağı
1 Adet yumurta sarısı
3 Yemek kaşığı su ile hazırlayıp 15 dakika buzdolabında dinlendiriyoruz. Tart kalıbına yerleştiriyoruz. Dolgu olarak;
1 Paket labne peyniri (200 gr)
1/2 Su bardağı pudra şekeri
125 gr bitter çikolata (benmari eritilmiş)
1 adet yumurta
1/2 Su bardağı badem unu
Karışımını hazırlayıp tartöletlerin içine kaşık yardımıyla koyarak 180 derecede 20 dakika fırınlıyoruz.

Fırından çıkıp soğuduktan sonra benmari eritilmiş beyaz çikolatayla enjektör yardımıyla süslüyoruz.
Nefis bir lezzet. Yukarıdaki ikinci denemem. İlk denemem biraz hormonlu olmuştu(Sol şeritteki;)) İlkinde farklı olarak hamurun buzdolabında dinlendiği süreyi atlamışım. Herikisi de çok lezzetliydi aralarında çekememezlik yaşanmasın diye her ikisini de yayınlıyorum :)))
Tarif bir gazetenin Pratik Mutfak Rehberi başlıklı bir Çay Saati ekinden...

26 Temmuz 2007

24 Temmuz 2007

Sürprizli Dondurma

Aslında bu dondurma sunumunu kısa bir süre önce yapmıştım. Fotoğraflama aşamasında seri davranmayıp eriyen bir görüntü oluşturduğundan öylece arşive kaldırmıştım. İnsan eriten sıcakları çağrıştırdığından çıkarıverdim arşivden huzura...
Derin bir kasenin içini önce streç filmle sarıyoruz. Hafif yumuşamış dondurmamızı kaseye içi boş kalacak şekilde yayıyoruz.Ardından iç dolgu olarak elde ne varsa dolduruyoruz. Ben susam krokan, cocopops, mısır gevreği ve çikolata parçacıkları kullanmıştım. Buzlukta bir süre beklettikten sonra (donana kadar) çıkarıp kaseyi ters çeviriyoruz. Arzuya göre çikolata sos ilavesiyle dilimleyerek servis yapıyoruz.
Bu sunumun en doğru ve şık hali için bkz: Sofra dergisi Temmuz sayısı ;)

22 Temmuz 2007

Fındıklı Milföy Pasta ve...

Söze pastamla başlayayım. Haziran Lezzet sayısında gördüğümden beri aklımdaydı. Aklımdan tabağa taşıyıverdim:))
6 Adet kare milföyü; kimi paketlerde ikili dikdörtgenler halinde çıkar ya o şekilde üç dikdörtgen milföyü çatalla delik deşik ettim. 180 Derecede 15 dakika pişirdim.
2 Yumurta sarısını (orjinal tarifte 4 adet yumurta sarısı) küçük tencereye alıp çırpma teliyle köpürttüm. Ardından sırayla 1 çay bardağı şeker, 1,5 yemek kaşığı un , 1 yemek kaşığı mısır nişastası ve bir limon kabuğu rendesini ekleyerek çırpmaya devam ettim. Tencereyi ocağa alıp kısık ateşte 1,5 su bardağı sütü azar azar ilave ederek koyulaşana dek pişirdim.
Kremayı mikserle çırparak soğuttum. Milföylerin arasına iki kat kalınca kremayı sürdüm
Artan kremaya 10 adet petibör unlaşmış bisküvisi (orjinal tarifte 6 adet kedidili bisküvi!) ve 1 su bardağı iri çekilmiş fındık eklerek mikserle karıştırdım.
Fındıklı, bisküvili yoğun kremayı pastanın yanlarına sıvadım. Boş kalan pastanın üstüne bir miktar pudra şekerini eledim. Sonra kızgın şişimi aldım elime, pudra şekerlerini karamelleştirerek pastayı dağladım.

Evvet bu da Samsun yolu üzerinde Çakallı mevkiinde afiyetle bandırdığımız menemen.Şık mı? Değil. Ve fakat lezzetli mi? Mmm Evett! Sucuklu, kavurmalı gibi pek çok çeşidini yapıyorlar. Biz kaşarlı tercih ettik.





Bu da Menemen keyifli yolculuğun ardından Amasya'da içilen bakır semaverde demlenmiş çayımıza eşlik eden manzara. Yolunuz düşerse aklınızda olsun Seyir kafede çay içmeden, bu manzarayı seyretmeden geçmeyin oralardan.





18 Temmuz 2007

Lezzet Cheesecake

Bilmezdim Cheesecake'nin bu kadar güzel,
Malzemelerinse kifayetsiz olduğunu...
Evet yine cheesecake yaptım :))) Pişirilmeden yapılanlarından ;))
Tarif Lezzet dergisi Haziran sayısındaki Kirazlı Cheesecake. Kirazın katkısı süsleme anlamında olunca tarifte devredışı kaldı. Bu aslında beyaz çikolatalı meyve soslu Lezzet Cheesecake'si oldu. Bir kaç yerde daha değişiklikler yaptım. Kendi yaptığım haliyle bir anlatayım...
Taban dolgusu için: 1,5 Paket Eti Burçak'ı robotta unlaştırıp, 100 gr erimiş tereyağı ve 3 kaşık toz şekerle yoğurup 22 cm lik kelepçeli kalıbın tabanına bastırarak yerleştirdim. İlk defa tabana yağlı kağıt yerleştirip kelepçeyi öyle kapattım. Sonra yanlardaki fazla yağlı kağıt parçalarını kestim. Hazır olduğunda servis tabağına almak çok kolay oldu. 175 Derecede 8 dk fırınladım ve soğuması için serin ortamda bekelettim. (Yaz günü zor ortamlar...)
Cheese kısmı için:
1 Çay bardağı sütü ısıttım üzerine 100 gr beyaz çikolata parçacığı (ben fildişi kuvertürüme kıydım bu noktada) ekleyip eriyene kadar karıştırdım. Sonra 1 paket şekerli vanilin ilavesinin ardından da 1/2 paket tart jöle ilavesiyle homojen olana dek karıştırdım. Başka kaba alıp karıştırmakta fayda var bu noktada. Pek çabuk oda ısısına geçişi kolaylaştırmak, bulaşık popülasyonunu da artırmak için :P
2 Paket labne peynirini önce kremamsı olana dek sonra 1 çay bardağı toz şeker ilavesi ile homojen olana dek çırptım. 1 Paket çiğ kremayı da azar azar ilave ederek karıştırmaya devam ettim. Ardından beyaz çikolatalı karışımı da ilave ettim.
Cheese karışımını kelepçeli kalıba döküp buzdolabında biraz soğuttuktan sonra hazır meyve sosunun yarım paketini 1 çay bardağı vişne suyu ile hazırlayıp enjektör yardımıyla süsledim ve bir gece buzdolabında beklettikten sonra servis yaptım. (Kahvaltıda :)) Pişmeyen cheesecakelerin servisini seri yapmakta fayda var galiba çünkü ne kadar kalıplaşsa da katman sıcak koşullarda bir parça mayışıveriyor.
İşte bu da dilim görüntüsü. Fotoğraflar sabah güneşinin huzurunda çekildi.

Son olarak kişisel bir mesajım var Sn. Stephen King'e
"Yazdığın son kitap şu an elimde
Okuyup tırsıyorum her kelimede
Demek ki özü gerilimmiş
Adı Bir Aşk Hikayesi'yse de..."

15 Temmuz 2007

Üzümlü Tart

Üzüm salkımında, iri tanelerin arasına saklanmış minyatür üzümler pek kibarlardı. Öyle laleyttayn yenebilecek gibi görünmeyince tart yapayım ben dedim. Az üzüm bol lezzet tartı oldu bir nevi. Şöyle ki ;

1 Yumurta
150 gr margarin
1 Su Bardağı pudra şekeri
1 Su bardağı badem unu
3 Su bardağı un (yaklaşık)
1/2 pk kabartma tozu

Oda sıcaklığındaki tüm malzemelerden yumuşak bir hamur elde edip küçük tart kalıplarına yerleştirdim. 9 Adet küçük tart elde ettim.Çatalla hamura delikler açtım. 170 Derecede 20 dakika pişirdim.
Üzerine biraz krema sıkmacılık oynamak için; 1 paket çiğ krema + 3 kaşık şeker+ 1 paket vanilya kremasından hazırladım. Kremanın ardından üzüm tanecikleriyle süsledim. Üste bir tabaka da tart jöle geçilebilir.

13 Temmuz 2007

Marshmallow Cheesecake


Eser : Marshmallow Ceheesecake
Çeviren : Selen :))
Mutfağa Uyarlayan : Ben :P
İşe ilk olarak marshmallow yaparak başladımsa da tariflemeye peykekimle başlıyorum.

Malzemeler:
300 gr. Mashmallow parçacığı
1/2 Cup süt (bence marshmallowları nemlendirecek kadar yani daha az kullanılabilir)
230 gr yumuşak peynir ( Ülker İçim krem peynir kullandım)
1/2 Limon suyu
1 Cup çiğ krema
1,5 Cup robotta unlaşmış Eti Burçak bisküvisi
2 Silme yemek kaşığı toz şeker
125 gr Eritilmiş margarin

Erimiş margarin, toz şeker ve unlaşmış bisküvi harmanlanıp 22 cm lik kelepçeli kalıbın tabanına sıkıca yerleştirilir 175 derecede 8/10 dk fırınlanır.
Bir tavada kısık ateşte marshmallow parçacıkları ve süt sürekli karıştırılarak eritilir. Kaynama anında ocaktan alınır. Hızlıca oda ısısına dönmesi için başka bir kaba alınır.
Krem peynir mikserle homojenize edilir. (Burada orjinal tarifte yumurta sarısı ilavesi de vardı ancak pişmeyecek ve çekirdek aile tüketimine sunulacak, muhtemelen uzun süre bekleyecek diye düşünerek ben eklemedim ve fakat yanlış düşünmüşüm aile çekirdek te olsa tüketimi pek seri olmakta:)) Oda ısısına düşmüş sıvı marshmallow karışımı azar azar ilavelerle krem peynire yedirilir. Ardından limon suyu ilave edilir.Çırpma konusunda pütürsüz noktaya geldiğinde durulmalıdır.
Başka bir kapta çiğ krema sertleşene kadar mikserle çırpılır. Benim bu noktada karışımdan karışıma gezen mikser ucunu her defasında yıkayıp kurulayıp kullanmak gibi bir itikatım var. Hadise batıl mı makul mü bilemiyorum tabi.
Sertleşen krema marshmallowlu peynirli karışıma ilave edilerek çırpılır.
Tüm bunlar olurken soğumuş bisküvi katmanının üzerine dökülür.
Yaşadığı yoğun temponun ardından buzdolabında dinlenmeye bırakılır. Dinlendikçe lezzete gelen peykekimiz bir gün kadar bekler. O akışkan katman donuverir.
Lezzet tenine pek yakıştığından erimiş çikolata ile makyaj yapılır. Afiyetle yenir.
Sıra geldi marsmallow tarifine :))
4 çay kaşığı toz jelatin 1/2 cup soğuk suda bekletilir (10 dk) beklemenin ardından çırpılır.2 Cup ince pudra şekeri (tercihen Celal Usta'nınki) + 2/3 cup sıvı glikoz + Bir tutam tuz bekleyen sulu jeatinle birlikte tencereye alınır çırpma teli ile kısık ateşte sabırla karıştırılır. Aynı kısık ocak ayarında kaynamanın ardından 10 dk daha çırpmaya devam edilir.Sıcağı sıcağına derin bir kaba alınıp arzuya göre şekerli vanilin ve 1 damla sakızı ilavesi ile 15 dakika çırpılır. Çırpma esnasında kıvam oldukça yoğunlaşıyor.Bir borcam tepsiye (20 cm lik kare borcam kullandım ) sıvıyağ fırça ile incecik hatta belli belirsiz sürülür.Tepsiye marshmallow u almadan önce 1 çay bardağı nişasta+ 1 çay bardağı pudra şekeri karışımın yarısı serpilir. Marshmallowu tepsiye döktükten sonra üzeri yine pudra şeker+nişasta karışımı ile bulanır. Buzdolabında bir gece beklettikten sonra metal kurabiye kalıpları ile dilediğiniz gibi şekillendirebilirisiniz. Yaz günü bu deneme bana sıcak çikolata yapıp marshmallowla içirdi. Denemediyseniz mutlaka denemelisiniz. Tabi daha uygun bir mevsimde :))
Dip not: Marshmallow tarifi Sofra temmuz sayısından uyarlama ;)

09 Temmuz 2007

Semizotu Salatası (Fosullu Pürpürüm)


Bu salatanın Tokat'çası; Fosullu Pürpürüm :))
Bir demet semizotu, 1 kavanoz közlenmiş patlıcan, arzu edilen miktarlarda; soğan (ki ben tuzlayıp, ovup, sudan geçirip, suyunu sıkıp kullanmaktayım) maydonoz, dereotu ve küp doğranmış domatesten oluşan bir semizotu salata çeşitlemesi. Sos olarak; zeytinyağ+ sarmısak+ balsamik sirke (yada limon suyu) karışımını hazırlayıp harmanlıyoruz.
Biz pek sevdik çekirdek ailecek :))
Tarif için Merda Hanım'a teşekkürler...

Limonlu Pay (Ye#24)

Ye#24 Etkinliğine sevgilerle... Kolay gelsin Limon Çiçeği...
Tarif Dr.Oetker'den azıcık uyarlama ;))
125 gr Margarin + 1/2 Su bardağı pudra şekeri ocakta karıştırılarak eritilir ve soğumaya bıkarılır. Soğuduktan sonra (!) 2 Su bardağı un + 1 çırpılmış yumurta + 1/2 paket kabartma tozu eklenerek yoğurulur. 22 cm'lik kelepçeli kalıba yerleştirip 200 derecede 20 dk fırınlanır.
1 Paket vanilyalı puding 2,5 su bardağı süt + 1 limon kabuğu rendesi + 2 kaşık limon suyu ile pişirilir. (Pişmenin ardından 1 çay bardağı ince çelikmiş fındık ilavesi önerilir)
Pişip soğumuş hamurun üzerine puding yayılır ve buzdolabında 1 saat soğumaya bırakılır.
1 Paket limon aromalı jöle 2 çay bardağı kaynamış su + 2 çay bardağı soğuk su formülasyonuyla hazırlanıp bozdolabında soğumuş olan puding katmanının üzerine dökülür. 3 Saat kadar buzdolabında bekledikten sonra kelepçelerden kurtarılır, afiyetle yenir, yedirilir. Yedirin ! İnsanlar pay-landıklarını düşünsünler :))